28.01.2026 20:44
Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlamasında Yeni Dönem: SARP Uygulama Eğitimi ve TSRS Raporları İlk Yıl Analizi" programına katılım sağladık.
TSRS raporlaması yapan şirketlerin kendilerini kıyaslayabileceği çok değerli analizler, içgörüler ve uygulamaya dönük çıktılar paylaşıldı. Yayımlanan analiz verilerine ek olarak, raporlama yapan şirketlerin sürdürülebilirlik beyanları yapay zekâ ile analiz edilerek dikkat çekici sonuçlar ortaya kondu:
- Risk değerlendirmesinde şirketlerimiz, iklim konularını bir iş fırsatından ziyade ağırlıklı olarak risk unsuru olarak konumlandırıyor.
- Düşük karbonlu ekonomiye geçiş, bir rekabet avantajı olarak değil daha çok uyum ve maliyet baskısı şeklinde değerlendiriliyor.
- İlk TSRS raporlarında geleceğe yönelik hedefler ve planlar, geçmiş performans ve somut gerçekleşmelere kıyasla yaklaşık 1,9 kat daha fazla yer bulmuş.
- Türk şirketlerinin yaklaşık %34’ü sürdürülebilirlik taahhütlerinde güçlü (bağlayıcı) bir dil kullanırken; %42’si orta düzey (planlama), %24’ü ise zayıf düzey (inceleme) bir dil ile açıklamalarını yapmış.
- Şirketlerin %99,3’ü ilk yıl geçiş muafiyetlerinden yararlanmış.
- Açıklama olgunluğunun en yüksek olduğu sektörler enerji ve inşaat olarak öne çıkmış.
Paylaşılan bu değerli bilgi ve değerlendirmelerin, firmalarımızın bundan sonraki TSRS raporlama süreçlerinde daha olgun, daha dengeli ve daha karşılaştırılabilir raporlar üretmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.
Bu kıymetli organizasyon için Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standarları Kurumu’na ve ev sahipliği için VakıfBank’a teşekkür ederim.